Sözlük

Alıcı Dil

Alıcı dil başkalarının kullandığı kelime ve cümleleri anlama ve kavrama becerisidir. Çocuklar genel olarak 12. aydan itibaren kelimeleri anlamaya başlar, isminin söylenmesine yanıt verir ve içerikteki tanıdık kelimelere yanıt verme becerisine sahip olabilir.18-20 ay itibarı ile çocuklar isimleri söylendiğinde (örneğin; anne nerede?) bakmak yoluyla tanıdık kişileri ayırt edebilir, bildik nesneleri isimleri söylendiğinde verebilir (örneğin: top nerede?), bazı vücut organlarını (örneğin; burnun nerede?) işaret edebilir. Alıcı dil becerileri, sıklıkla dışavurumcu dil becerilerinin gelişmesinden kısa süre önce ortaya çıkar, ancak çocuğunun anladığı şeyi abartmak kolaydır. Sıklıkla küçük çocuklar, mesajı sözel olmayan ipuçlarını takip ederek çözerler (örneğin işaret etme jestleri ya da durumla ilgili ipuçları) ve bu onları kelimeleri anlıyorlarmış gibi gösterir).


Aşırı Duyarlılık

Aşırı duyarlılık bir duygusal uyarana anormal duyarlılık ya da aşırı reaksiyon göstermektir. İnsanların çoğuna normal ve sıradan gelen ses, görüntü, tat, dokunma ya da koku gibi bir uyaran karşısında kişinin boğulduğu duygusuna kapılma durumudur. Otizmli çocukların çoğu sıradan duyusal bir uyarana aşırı tepki verirler ve aşırı yüklenildiğinde güçlü bir olumsuz yanıtla duyusal savunmaya geçerler -telefon sesine çığlık atma gibi. Dokunma yada temasa karşı aşırı duyarlılık, dokunmaya karşı güçlü olumsuz yanıt gösterilen özel bir duyusal savunmacılıktır.


Aynılıkta Israr

Aynılıkta ısrar, bir aktiviteye ya da aktivitenin özel bir şekilde uygulanmasına katı bir bağlılık gösterilmesi ve böylelikle bunun bir ritüele ya da işlevi olmayan bir rutine dönüştürülmesidir. Otizmli çocuklar aynılıkta ısrar ederler ve rutindeki küçük değişikliklere ya da bozulmalara bile sıkıntı ve öfke nöbetleri ile tepki gösterirler. Bazen bu tepkiler o kadar büyük olur ki felaket olarak tanımlanabilirler. Çocuğun aynılıkta ısrar etmesi, günlük etkinlik ya da rutinde değişiklik olması durumunda bir sonraki adımda ne olacağını öngörme konusunda yaşdığı güçlüğü yansıtıyor olabilir ve dolayısıyla bu bir bir başa çıkma mekanizması olabilir. Otizmli küçük çocuklar bir şeyleri aynı hizaya getirmek, nesneleri toplamak ya da benzer küçük oyuncakları bir araya getirmek gibi nesnelerle bazı tekrarlayıcı hareketler yapabilirler.


Babıldama

Normal olarak altıncı aydan dokuzuncu aya kadar çocukların "ba ba ba" ya da "da da da" gibi sesli-sessiz harflerden oluşan kombinasyonları tekrarlayarak seslendirmelerine "babıldama" denir. Babıldama sesleri, sesle ilgili gelişimi devam ettikçe, çocuğun kafasında belli bir anlama sahip olmasa bile erişkin konuşmasının özelliklerini kazanmaya başlar. Babıldama konuşmayı öğrenme sürecinde gerekli bir evredir ve bunu gerçek konuşma takip eder.


Dilin Tekrarlayıcı Kullanımı

Konuşmayı öğrenen otizmli çocuklar genellikle dili tekrarlayıcı bir şekilde kullanırlar. Tekrarlayıcı dil, başkalarının kelimelerinin, cümlelerinin, konuşmalarının, tonlamalarının ya da seslerinin tekrarlanmasıdır (ekolali). Otizmli çocuklarda, konuşmayı öğrenme sürecinde sıklıkla ekolali görülür. Anında ekolali, çocuğun başka birisinin konuşmasını anında ya da duyduktan hemen sonra aynen tekrarlamasıdır. Gecikmeli ekolali ise orijinal konuşma duyulduktan dakikalarca, saatlarce, günlerce ve hatta haftalarca ya da yıllarca sonra olabilir. Ekolali bazen "film konuşması ya da senaryo yazma" olarak adlandırılır, çünkü çocuk konuşma bölümlerini hatırlayıp, bir film senaryosunu okur gibi tekrarlayabilir. Ekolalinin önceleri işlevsiz olduğu düşünülse de, daha sonra çocuk açısından iletişimsel ve düzenleyici bir amacı olduğu anlaşılmıştır. Dilin tekrarlayıcı kullanımı, tekrarlayıcı bir şekilde kullanılan basmakalıp cümlelerde de gözlenir.


Dışavurumcu Dil

Dışavurumcu dil; görüş, düşünce ve duyguları diğerleri ile paylaşmak için sözel davranış ya da konuşmanın kullanılmasıdır. Dil, kuralların çeşitli seviyelerini öğrenmeyi içerir -sesleri birleştirip kelimeleri oluşturmak, kelimeleri olağan anlamlarında kullanmak, kelimeleri birleştirerek cümleleri oluşturmak ve kelime ve cümleleri söyleş kurallarına uygun olarak kullanmak. Dışavurumcu dil, kelime ve cümleleri oluşturma ya da söyleme yeteneğidir.


Duyusal Uyaran

Duyusal uyaranlar içsel (örneğin, kalp atım hızı, vücut ısısı) ve dışsal (örneğin görüntüler, sesler, tatlar, kokular, dokunma ve denge) duyulardan oluşur. Duyusal bir uyarana çocuğun yanıtı, bu uyaranı düzenlemesine, anlamasına ve duygularını çevresinin gereklerine göre ayarlama becerisine bağlıdır.


Duygusal Düzenlenme

Duygusal düzenlenme, çocuğun kendisine gelen iç ya da dış duyusal iletileri fark etme ve duygularını, davranışlarını bulunduğu ortama göre düzenleme yeteneğidir. Duygusal düzenlenme, olaylara ya da algılara karşı vücudun istemsiz tepkilerinin (kalp atım hızı, solunum hızı vs.) yanı sıra istemli yanıtlarını da kapsar. Bir oyuncak arabanın tekerleğini çevirmek, yumuşak bir yüzeyi ovalamak, sallanmak ya da el çırpmak gibi istemli yanıtlar çocuğun kendisini sakinleştirmek ya da uyarmak için sergilediği davranışlar olabilir. Duygusal düzenlenme, korktuğunda rahatlatılmayı istemek örneğinde olduğu gibi, duyguyu hafifletmek üzere yardım almak için iletişimi kullanmayı da kapsayabilir. Otizmli pek çok çocuk duygusal düzenlenme ile ilgili güçlük yaşarlar ve sıklıkla çevrelerinin sıradan isteklerine uygunsuz ya da anormal yanıtlar verirler. Otizmli çocuklar aynı zamanda değişikliğe ve bir aktiviteden diğerine geçişe kendini adapte etmede sorun yaşayıp güçlü olumsuz duygularla, öfke nöbetleri, basmakalıp ve hatta kendini yaralamaya yönelik hareketlerle yanıt verebilirler.


Duyusal Uyarı

Otizmli çocuklarda parmakları ile fiske vurma, ayak parmakları üzerinde yürüme gibi tuhaf davranışlar, endişe ya da dokunmaya karşı savunmacılığa (dokunmaya isteksizlik) bağlı olabilir ya da kendini uyarıma yönelik olabilir. Bu davranışların çocuk için duyusal uyarı sağlamak, isteklerden kaçınmak için iletişim kurmak ya da arzu ettiği nesneyi istemek veya ilgi istemek, üzüntülü ya da endişeli ise sakinleştirilmeyi istemek gib anlamları olabilir, ancak her hangi bir anlamı ya da işlevi yokmuş gibi görünebilir. Bu tekrarlayıcı davranış şekilleri otizmli çocuklarda yaygın olarak görülür. İç ve dış uyaranları düzenlemede sorun yaşayan pek çok otizmli çocuk, gelen sıradan duyusal uyarılara aşırı tepki gösterebilir veya kendini sakinleştirmek ya da rahatlatmak için bu davranışları geliştirebilir.


Düşük Duyarlılık

Düşük duyarlılık bir duyusal uyarana anormal duyarsızlık ya da normalden daha az tepki göstermektir. Bu durumda çocuğun beyni gelen uyaranı uygun bir şekilde kaydedemez ve dolayısı ile çocuk duyusal uyarılmaya yanıt vermez. Sağırmış gibi görünen ancak işitme testi normal olan bir çocuk uyarana az tepki veriyordur. Duyusal uyaranlara normalden az tepki veren bir çocuğun ağrı eşiği ya da ağrıya toleransı yüksek olabilir, doymak bilmeyen istekleri olabilir ve saldırgan ya da sakar davranışlar gösterebilir.







  • 1

Kaynak:
https://www.autismspeaks.org/what-autism/video-glossary/glossary-terms. Erişim tarihi: 20.05.2015.